"Adem ve Havva" nın cennetten kovulduğunu ve yaşamlarını Tanrı / Allah / Yahwe'den aldıkları "çoğalma" emriyle birlikte devam ettirmek üzere Dünya'ya gönderildiklerini, efsaneyi okuyan herkes bilir. Peki, "Aden bahçesi" olarak da anılan bu "Cennet" nerededir? Bakalım Eski Ahit bu konuda ne diyor?
"...8 RAB Tanrı doğuda, Aden'de bir bahçe dikti. Yarattığı Adem'i oraya koydu.
9 Bahçede iyi meyve veren türlü türlü güzel ağaç yetiştirdi. Bahçenin ortasında yaşam ağacı ile iyiyle kötüyü bilme ağacı vardı.
10 Aden'den bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.
11 İlk ırmağın adı Pişon'dur. Altın kaynakları olan Havila sınırları boyunca akar.
12 Orada iyi altın, reçine ve oniks bulunur.
13 İkinci ırmağın adı Gihon'dur. Kûş sınırları boyunca akar.
14 Üçüncü ırmağın adı Dicle'dir. Asur'un doğusundan akar. Dördüncü ırmak ise Fırat'tır..."
Bölüm 2 - Yaratılış
Evet, burada dikkatimizi çeken ilk şey, RAB Tanrı'nın Adem'i yarattıktan sonra, onu doğuda bir yerlerde diktiği "Aden bahçesi" ne koyduğudur. Bu bahçenin, yani "cennet" in sınırları ise daha da ilginç! Cennet dört nehirle sınırlanmış ve bunlardan ikisi Fırat ve Dicle nehirleri! Evet, yanlış okumadınız, Fırat ve Dicle nehirleri, cenneti sınırlayan dört ırmaktan iki tanesi!
Mezopotamya ve çevresinin coğrafyasını düşündüğümüzde, isteyenler atlaslarını açıp bakabilirler, "Gihon" ve "Pişon" ırmaklarının hangi ırmaklar olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek. Büyük ihtimalle, "Gihon", bugün Hindistan'da bulunan ve halâ kutsal sayılan "Ganj" nehri! "Pişon" ise, çevresinde barındırdığı doğal kaynaklar sebebiyle, "Nil" nehrini betimliyor adeta! İlk uygarlıkların bu coğrafyada, tam da bu ırmakların çevresinde yeşerdiğini göz önünde bulundurursak, bu çıkarsamalar oldukça mantıklı görünüyor.
Sümerler - M.Ö. 4000 civarı - Fırat ve Dicle nehirleri çevresi
Mısırlılar - M.Ö. 3000 civarı - Nil nehri ve çevresi
İndus, Harappa uygarlığı - M.Ö. 3000 civarı - İndus vadisi
Fakat sorulması gereken oldukça fazla soru var. Öncelikle "Eski Ahit" in çok büyük bir coğrafik hata yaptığını görüyoruz. Aden'den (cennetten) doğan ve adı verilmeyen bir ırmak, cenneti suladıktan sonra dört kola ayrılıyor ve bu kollardan herbirini yukarıda açıkladık. Ama, Fırat - Dicle - Nil - Ganj nehirleri tamamiyle farklı nehirlerdir ve kesinlikle birleşip tek bir kola dönüşmezler.
Fırat ve Dicle nehirleri, bugün Şatt-ül-Arap olarak anılan noktada birleşirler sadece ve oradan da Basra Körfezi'ne dökülürler. Fakat yine çok ilginçtir ki; Dünya üzerinde kurulan ilk şehir, Sümerler tarafından kurulmuştur, "E.Rİ.DU" nun kalıntıları, tam da bu bölgede bulunmuştur. Kimbilir belki de "Gijon ve Pişon" nehirleri, Fırat ve Dicle'nin kollarından herhangi 2 tanesine işaret etmektedir. Bu durumda, "Aden bahçesi" yani cennet, Dünya üzerinde kurulan ilk yerleşim yeri, E.Rİ.DU olabilir mi? "Adem ve Havva" miti ve "Cennet", kurulan ilk şehir için ortaya atılmış, abartılı bir kutlama söylencesi olabilir mi? Ya da Adem ve Havva'nın cennetten kovulması efsanesi; aslında şehir halkına ihanet eden, şehrin yöneticisine veya sahiplerine (eğer kölelerse), hatta kralına karşı gelen ya da yapmaları yasaklanmış bir şeyi yapan bir çiftin, şehirden sürülmelerinin, doğaüstü öğelerle bezenmiş, edebi bir anlatımı olabilir mi?
Eğer, cennetin; E.Rİ.DU olduğunu kabul edersek; bu sefer de Fırat ve Dicle'nin akış yönünü tersine çevirmiş oluruz. Çünkü; bu iki nehrin de ülkemiz sınırları içerisinden doğup, güneye doğru, Basra Körfezi'ne doğru aktığını biliyoruz. Fakat, Eski Ahit'te ırmağın Aden'den doğduğunu okuyoruz. Bu durumda iki kola ayrılıp (Fırat ve Dicle) kuzeye ilerlemesi gerekirdi. Fakat, bu efsaneyi yazanların, nehirlerin akış yönünü tam olarak bilememe olasılıklarını da göz ardı etmemeliyiz.
Kafanız karıştı değil mi? Öyleyse asıl sorulması gereken sorulara geçelim;
1) Cennet, Dünya üzerinde midir? Ki Eski Ahit'e göre öyle!
2) Cennet'ten doğan ve sonra dört kola ayrılan, ki bu dört kolun hepsi birbirinden önemli nehirlerdir, ırmak hangisidir?
3) Aden bahçesi doğuda olarak belirtilmiş. Öyleyse, referans alınan yer neresidir? Cennet nerenin doğusundadır?
4) "Havila" ve "Kûş" hangi ülkelerin topraklarını simgelemektedir?
5) Hayatı boyunca Tanrı'ya hizmet edip, cennete yani "Aden bahçesi" ne geri dönmeyi(!!!) hakeden insanlar, ölünce aslında, Dünya üzerinde başka bir yere mi gitmektedirler?
6) Eğer, cennet Tanrı katında bir yerse, nasıl olur da, içinden geçen bir ırmak daha sonra kollara ayrılırken, Fırat ve Dicle'ye dönüşür? Bu durumda Tanrı katı olarak adlandırılan yer, Dünya üzerinde, büyük ihtimalle de Basra Körfezi yakınlarında bir yer midir?
Siz ne dersiniz, "Aden Bahçesi" ya da "Cennet" nerededir?
6 Mart 2008 Perşembe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

1 yorum:
Tevrat,zebur,peygamberlik kitapları ve incil den oluşan kutsal kitabı daha iyi incelemelisiniz.Aden cennet değildir. Tanrı'nin bu dünyada Adem için yarattığı özel bir bahçede.
Yorum Gönder